Bulgaristan’da Pagan Tapınağı Yeniden Keşfedildi

Tapınak kalıntıları. Fotoğraf: Ulusal Tarih Müzesi

Bulgaristan’da, İvaylovgrad yakınlarındaki Balak Dere’de gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda; bir sunak, kurban alanı ve üç nympha (su perisi) ile tanrıça Kybele’yi tasvir eden mermer bir kabartmanın yer aldığı bir tapınak kompleksi gün yüzüne çıkarıldı. Söz konusu alan, 5. yüzyılda pagan kültlerinin varlığını sürdürdüğüne dair kanıtlar sunmaktadır.

Bulgaristan’ın İvaylovgrad Belediyesine bağlı Balak Dere mevkiinde, Ekim 2026’da gerçekleştirilen kazı çalışmaları, Geç Antik Çağ’a ait bir pagan kutsal alanına —muhtemelen Trakların Batı Trakya’daki son geleneksel ibadet yerlerinden birine— dair anlayışımızı derinleştirdi. Söz konusu gelişme, Sofya’daki Ulusal Tarih Müzesi tarafından duyuruldu. Müzenin baş küratörü İvaylo Kanev’in yönetiminde yürütülen kazılar, tamamen Bulgaristan Kültür Bakanlığı’nın bir projesi kapsamında finanse edildi ve İvaylovgrad Belediyesi tarafından desteklendi.

Araştırmalar, Arda Nehri kıyısında yer alan bu kompleksin, bölge için dini ve ruhani bir merkez olma önemini doğruluyor. 2026 yılı kazı çalışmalarında elde edilen bulgular, Balak Dere’deki antik yaşamın, bütünüyle tapınak kompleksindeki faaliyetler etrafında şekillendiğini gösteriyor.

Toplam 15 metre uzunluğundaki kutsal alan, yamuk bir zemin planına sahip olup güneydoğudan kuzeybatıya doğru yönlendirilmiştir. Yapı, birbirine bağlı üç bölmeye ayrılmıştır: en büyük bölme sunağa ev sahipliği yaparken, orta kısımdaki bölme kurban alanı olarak kullanılmış, üçüncü bölme ise sunuların depolanmasına ayrılmıştır. Arkeologlara göre, bu üç unsurun tek bir eksen üzerinde sıralanması bilimsel açıdan büyük önem taşıyor; zira antik bir kentsel bağlamda, pagan tapınak mimarisinin tüm temel unsurlarının —tek bir mekân içinde düzenlenmiş ve 5. yüzyıla kadar kullanılmış halde— bir arada belgelenmesi ilk kez gerçekleşiyor.

Üç peri ve Kybele’yi betimleyen bir kabartma

Kutsal alanın işlevine dair önemli bir ipucu, üç peri ile ana tanrıça Kybele’yi betimleyen mermer bir kabartmadan gelmektedir. Araştırmacılara göre, bu ikonografik birleşim daha önce hiçbir kompozisyonda bir arada görülmemiştir ve bölgede uygulanan kültlerin incelenmesi adına yeni bakış açıları sunmaktadır.

Yapının tamamını çevreleyen bir su kanalının varlığı ve Arda Nehri’ne olan yakınlığı da alanın yorumlanmasına katkıda bulunmaktadır. Arkeologlar, bu kompleksin bir nymphaeum, yani perilere adanmış bir kutsal alan olabileceği hipotezini öne sürmektedirler.

Üç peri ve ana tanrıça Kybele’yi betimleyen mermer stel. Fotoğraf: Ulusal Tarih Müzesi

Stratigrafik kanıtlar, 4. yüzyılın ortalarından 5. yüzyılın ilk yarısına kadar, Hristiyanlığın imparatorluğun resmi dini haline geldiği dönemde Roma İmparatorluğu’nda yaşanan dinsel dönüşümleri de belgelemektedir. Büyük Theodosius’un 392 yılındaki fermanıyla Hristiyanlık, imparatorluğun tek resmi dini olarak dayatılmıştır. Araştırmacıların öne sürdüğü yoruma göre, Balak Dere’deki pagan kültleri, yetkililerin emirlerine rağmen varlıklarını sürdürmüştür. Bu durumun, ağır cezalarla karşılık bulduğu ve 5. yüzyılın ortalarında, muhtemelen kadim tanrılara dair anıları silmek amacıyla, söz konusu kompleksin yakılmasıyla sonuçlandığı düşünülmektedir.

Mimari, kronoloji, topoğrafya ve suyla olan ilişkiyi temel alan uzmanlar, Balak Dere’nin Batı Trakya’daki Trak pagan tapınaklarının son örneklerinden birine ev sahipliği yapıyor olabileceği hipotezini ortaya atmışlardır. Daha fazla araştırma gerektiren bu bilimsel hipotez, geç antik çağda kült mimarisi ve dinsel geleneklerin devamlılığı konusundaki anlayışımıza katkı sağlamaktadır.

Bulgaristan’da pagan tapınağı yeniden keşfedildi: bu, Trak kutsal alanlarının sonuncularından biri olabilir.

Kaynak: https://www.finestresullarte.info/en/archaeology/a-pagan-temple-has-been-rediscovered-in-bulgaria-it-may-be-one-of-the-last-thracian-sanctuaries – Noemi Capoccia

Emin Burak Türer
Emin Burak Türer
Makaleler: 94

Bir yanıt yazın