İspanyol işgalinden önce Aztek İmparatorluğu’nun tarihi, sözlü yollarla ve hiyerogliflerle kayda geçiriliyordu. Yok olma veya unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, yerli tarihçiler bu tarihi yazıya dökmeye başladılar.
17. yüzyıl başlarında Mexico City’de, yerli bilgin Domingo Chimalpahin, halkının tarihini konu alan İspanyolca bir eseri yazıya dökme çalışmaları yürütüyordu. Söz konusu eser, İspanyol bir rahip ve Hernando Cortés’in dostu olan Francisco López de Gómara tarafından 1552’de kaleme alınan *La conquista de México* (Meksika’nın Fethi) idi; kitap, Cortés ve beraberindeki konkistadorların 1519’da Meksika’yı nasıl istila ettiklerinin ve 1521’de Aztek İmparatorluğu’nu nasıl kontrol altına aldıklarının hikâyesini anlatıyordu.
Chimalpahin’e göre bu tarih anlatısı son derece eksikti. Bunu biliyoruz; çünkü kendisi, ayrıntıları düzelterek ve eksik bilgileri ekleyerek metin üzerinde sık sık değişiklikler yapmıştır. Cortés’in İmparator Moctezuma ile ilk karşılaşması sırasında orada bulunan bir Aztek beyine atıfta bulunduğu bir açıklamasında, “Yazar… Cuitlahuatzin’i büyük beyin yeğeni olarak kabul etse de”, “o, beyin yeğeni değil, kan kardeşiydi” demişti. Ardından Chimalpahin, bir bilgin olarak onurunu bu düzeltmeye dayandırarak altına imzasını atmıştır. Chimalpahin’in büyük bir güvenle sunduğu olgular, alıntılar ve düzeltmeler; hiçbir İspanyol’un erişemediği ve varlığından çok az kişinin haberdar olduğu bir arşivden, yani yazıya geçirilmiş Yerli sözlü tarih anlatılarından derlenmişti.
Kaynak: https://www.historytoday.com/archive/feature/lost-history-aztec-empire




