Antik Asur Ruhları Neden Bu Tuhaf Bileklikleri Takıyordu?


Yaklaşık 3.000 yıl önce, antik Mezopotamya’daki yetenekli sanatçılar; devasa taş duvarlara güçlü kralların ve doğaüstü varlıkların tasvirlerini işlediler. Bu oymalardaki en ince detaylardan biri, kartal başlı ve kanatlı, gizemli bir figürün bileğinde görülen, çiçek şeklindeki küçük, yuvarlak bir süstür.

Bu, sıradan bir süsleme değildi. Söz konusu oyma, antik dünyanın en güçlü krallıklarından biri olan Yeni Asur İmparatorluğu dönemine aittir. Figürün, bilgelik ve koruyuculukla ilişkilendirilen, “apkallu” adı verilen doğaüstü bir bilgeyi temsil ettiği düşünülmektedir. Bu tür figürler, kraliyet saraylarının çeşitli yerlerine yerleştirilir ve önemli mekânları kötü güçlere karşı koruduklarına inanılırdı.
Bileğe yakından baktığınızda, diğer Asur figürlerinde de görülen, çiçek benzeri bir tasarım olan özenle işlenmiş bir rozet fark edeceksiniz. Bu küçük detaylar, antik dönem sanatçılarının eserlerine ne denli büyük bir özen gösterdiklerini ortaya koyuyor. Yaklaşık 3.000 yıl geçmesine rağmen, desenler hâlâ üzerinde inceleme yapabileceğimiz kadar net bir şekilde seçilebiliyor.

Ancak işin en büyüleyici yanı, bu oymanın onu yaratan insanlar hakkında bize anlattıklarıdır. Asurlular, saraylarını yalnızca güzel sanat eserleriyle süslemekle kalmıyorlardı; yaptıkları oymalar; krallık, din, doğaüstü varlıklar ve koruyuculuk kavramlarının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu bir dünyayı yansıtıyordu. Kanatlı koruyucular da bu inanç sisteminin bir parçasıydı ve taştan bedenleriyle kraliyet dünyasını gözetim altında tutuyorlardı.

Sarayın kendisi, MÖ 883’ten 859’a kadar hüküm süren ve günümüzde Irak sınırları içinde yer alan Nimrud’da muhteşem bir kraliyet konutu inşa ettiren Kral II. Aşurnasirpal’e aitti. Sarayın duvarları; kralları, kanatlı koruyucuları, kutsal sembolleri ve kraliyet gücünü yansıtan sahneleri betimleyen detaylı kabartmalarla kaplıydı.

Günümüzde bu oymalar, binlerce yıl önce gelişmiş bir medeniyete açılan olağanüstü bir pencere sunuyor. Taştan bir bilek üzerindeki küçücük bir süs, önemsiz bir detay gibi görünebilir; ancak bu parça bizi antik dünyanın inançlarına, sanatsal becerilerine ve sıra dışı hayal gücüne bağlar.

Aradan binlerce yıl geçmesine rağmen, bu antik koruyucular hâlâ dikkatimizi çekmeye devam ediyor. Gözden kaçırdığımız detaylarda başka hangi sırlar gizli olabilir?

Kaynak: The Metropolitan Museum of Art (Metropolitan Sanat Müzesi) — Asur Kabartmaları | Princeton University Art Museum (Princeton Üniversitesi Sanat Müzesi) — Kanatlı Bir Cin Kabartması

Emin Burak Türer
Emin Burak Türer
Makaleler: 94

Bir yanıt yazın