Üzerinde ipek kalıntıları bulunan büyük bir bronz maske. Görsel sahibi: Jianbo Guo ve diğerleri / CC BY-NC-ND 4.0
Çin’in güneybatısındaki bronz maskelere yapışmış 3.000 yıllık ipek kalıntıları, antik Shu halkının ritüel uygulamalarına dair yeni ipuçları sunuyor. Sanxingdui arkeolojik alanında yürütülen bir çalışma, söz konusu kumaşların kurban çukurlarına tesadüfen düşmediğini, aksine törenler sırasında değerli nesnelerin yanına bilinçli bir şekilde yerleştirildiğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, 94’ü bronz nesne olmak üzere toplam 101 eser üzerinde ipek kalıntıları tespit etti. Büyük bir maske üzerinde, sağ kaş ve göz çevresinde üç ayrı parça günümüze ulaşmayı başardı. Araştırmacılara göre, bu parçaların dokularındaki ve durumlarındaki farklılıklar, maskenin farklı kumaş parçalarıyla örtülmüş veya süslenmiş olabileceğine işaret ediyor. Ayrıca bir hayvan maskesi üzerinde de benzer kalıntılara rastlandı.
Bulgular, *Antiquity* adlı dergide yayımlandı. Söz konusu nesneler, MÖ 1300 ile 1046 yılları arasına, yani Geç Shang dönemine tarihleniyor. Sichuan eyaletindeki Sanxingdui’de 1986 yılında gerçekleştirilen kazılarda 780’den fazla bronz eser gün yüzüne çıkarılmıştı. Arkeologlar, 2019 ile 2022 yılları arasında altı kurban çukurunu daha kazarak incelediler.
Çin’deki bronz maskeler üzerinde bulunan 3.000 yıllık ipek, ritüel uygulamalara dair ipuçları veriyor.
Yakın zamanda kazılan iki çukurda, kumaş parçalarının nesnelerin altında, hatta bazen birkaç katman halinde yoğunlaştığı görüldü. Çalışmaya göre bu durum, kumaşların bilinçli bir şekilde yerleştirildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, ipeğin “ritüel nesneleri sarmak, örtmek veya desteklemek” amacıyla kullanılmış olabileceğini ya da bizzat bir sunu olarak bırakılmış olabileceğini belirtiyor. Çukurlardaki pek çok nesnenin ise parçalandığı veya yakıldığı tespit edildi.

İpek kalıntıları taşıyan bir hayvan maskesi. Görsel sahibi: Jianbo Guo ve diğerleri / CC BY-NC-ND 4.0
Bazı kalıntılar basit bir dokuma gösterirken, diğerleri daha karmaşık desenlere sahip. Kumaş, gevşek tül kumaştan yoğun dokunmuş ipeğe kadar değişiyor. Araştırmacılar, bazı iplik sayılarının Çin’in Orta Ovaları’ndaki çağdaş yerleşim yerlerinde belgelenenlerle eşleştiğini veya aştığını buldu.
Laboratuvar testleri ayrıca kırmızı aşı boyası, kalsit ve organik kırmızı boya gibi görünen izler buldu. Bir örnekte liflere işlemiş renklendirme görüldü, ancak araştırmacılar boyanın kesin kaynağını veya ipeğin Sanxingdui’de boyanıp boyanmadığını belirleyemediler. Kalsit, standart bir boya bağlama işleminden ziyade bir kaplama olabilir.
Aşınmış bronz, eski ritüellerden kalma kırılgan ipeği korumaya yardımcı oldu.
Malzemenin büyük bir kısmı, bronzdan kaynaklanan aşınmanın iplikleri korumasına yardımcı olması sayesinde hayatta kaldı. Diğer parçalar kömürleşmişken, bazıları orijinal yapısını korudu. Mikroskobik ve kimyasal testler, örneklerin hayvan kılı değil, ipek olduğunu doğruladı.
Ekip, ipeğin bronz, yeşim ve fildişi ile birlikte yerleşim yerinin ritüel sisteminin önemli bir parçası olduğunu söyledi. İplik eğirme aletleri gibi araçlar, bölgede tekstil üretiminin olduğunu düşündürmektedir, ancak erken Shu topluluklarının kendi ipeklerini ürettiklerine dair doğrudan arkeolojik bir kanıt henüz bulunmamaktadır.
Çalışma ayrıca ipeğin bir zamanlar yazı veya semboller taşıdığı olasılığını da gündeme getiriyor. Sanxingdui’de sistematik yazılı kayıtlar bulunamamıştır; bu da araştırmacıların, nadiren günümüze ulaşan malzemeler üzerine mesajların kaydedilmiş olup olamayacağını düşünmelerine yol açmaktadır.
Kaynak: https://greekreporter.com/2026/10/28/silk-found-bronze-masks-china-reveals-ritual-practices/




